Akran kabul düzeyleri nelerdir ?

Gulum

New member
Merhaba arkadaşlar,

Çocukluk, ergenlik ve hatta yetişkinlik dönemindeki sosyal ilişkiler üzerine yapılan araştırmaları incelerken en dikkat çekici kavramlardan biri “akran kabulü” oldu. İlk bakışta basit bir sosyal beğenilme durumu gibi görünse de, bilimsel çalışmalar akran kabulünün bireyin psikolojik iyi oluşundan akademik başarısına, özgüveninden gelecekteki sosyal ilişkilerine kadar birçok alanı etkilediğini gösteriyor.

Bu konuda özellikle ilgimi çeken nokta, akran kabulünün sadece “sevilen” veya “sevilmeyen” bireylerden oluşan basit bir sınıflandırma olmaması. Araştırmacılar onlarca yıldır geliştirdikleri yöntemlerle farklı kabul düzeylerini ölçüyor ve bu düzeylerin bireylerin yaşamları üzerindeki etkilerini inceliyorlar.

Bu başlık altında hem bilimsel bulguları paylaşmak hem de sizlerin gözlemlerini duymak isterim.

Akran Kabulü Nedir?

Akran kabulü, bir bireyin kendi yaş grubundaki kişiler tarafından ne derece olumlu değerlendirildiğini ifade eden psikolojik ve sosyolojik bir kavramdır.

Araştırmacılar bu kavramı genellikle sınıf ortamlarında veya sosyal gruplarda ölçmektedir. En yaygın yöntemlerden biri "sosyometrik değerlendirme" olarak bilinir. Bu yöntemde çocuklara veya gençlere şu tür sorular yöneltilir:

En çok vakit geçirmek istediğin kişiler kimler?

Grup çalışmasında kimi tercih edersin?

En az birlikte olmak istediğin kişiler kimler?

Elde edilen yanıtlar istatistiksel olarak analiz edilerek bireylerin sosyal konumları belirlenir.

Bu yaklaşım ilk olarak psikiyatrist ve sosyal bilimci Jacob L. Moreno tarafından geliştirilmiş ve günümüzde sosyal psikoloji araştırmalarında yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Bilimsel Araştırmalarda Akran Kabul Düzeyleri

Akran kabulü üzerine yapılan çalışmaların büyük kısmı, bireyleri beş temel kategori altında incelemektedir.

Bu sınıflandırma özellikle John D. Coie, Kenneth A. Dodge ve çalışma arkadaşlarının geliştirdiği sosyometrik modele dayanmaktadır.

1. Yüksek Düzeyde Kabul Edilenler (Popular)

Bu gruptaki bireyler akranlarından yüksek sayıda olumlu tercih alırlar.

Araştırmalar bu bireylerin genellikle:

Güçlü iletişim becerilerine sahip olduğunu,

Çatışma çözümünde başarılı olduğunu,

Grup içinde etkili sosyal davranışlar gösterdiğini,

Akademik ve sosyal uyum düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır. Popüler olmak her zaman dışa dönük olmak anlamına gelmez. Bazı bireyler sakin kişilik yapısına sahip olmalarına rağmen güvenilir ve destekleyici oldukları için yüksek kabul görebilirler.

2. Reddedilenler (Rejected)

Bu bireyler akranlarından yüksek oranda olumsuz tercih alırlar.

Araştırmalar reddedilen bireylerin iki farklı alt gruba ayrılabileceğini göstermektedir:

Saldırgan davranışlar gösterenler

Sosyal açıdan çekingen olanlar

Özellikle uzunlamasına çalışmalar, sürekli reddedilmenin;

Düşük benlik saygısı,

Yalnızlık hissi,

Depresif belirtiler,

Akademik uyum sorunları

ile ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, reddedilmenin neden değil sonuç da olabilmesidir. Bazı çocuklar sosyal zorluklar nedeniyle reddedilirken, bazıları reddedildikleri için zamanla daha fazla sosyal sorun yaşayabilmektedir.

3. İhmal Edilenler (Neglected)

İhmal edilen bireyler genellikle çok az olumlu ve çok az olumsuz tercih alırlar.

Yani grup tarafından aktif olarak dışlanmazlar; fakat fark edilmezler.

İlginç biçimde, araştırmalar bu grubun her zaman psikolojik açıdan risk altında olmadığını göstermektedir. Bazı bireyler yalnız kalmayı tercih ederken sosyal açıdan oldukça sağlıklı olabilirler.

Bu bulgu, sosyal görünürlüğün her zaman psikolojik iyi oluşla aynı şey olmadığını göstermesi açısından önemlidir.

4. Tartışmalı Statüde Olanlar (Controversial)

Bu gruptaki bireyler hem çok sayıda olumlu hem de çok sayıda olumsuz tercih alırlar.

Başka bir ifadeyle bazı kişiler onları çok severken bazıları hiç sevmez.

Bu bireylerde sıklıkla:

Liderlik özellikleri,

Güçlü sosyal görünürlük,

Yüksek etkileşim düzeyi

gözlemlenir.

Günümüzde sosyal medya fenomenleri veya okul ortamındaki baskın lider figürler bu yapıya örnek olarak gösterilebilir.

5. Ortalama Kabul Düzeyi (Average)

Araştırmaların büyük kısmında bireylerin çoğunluğu bu grupta yer almaktadır.

Bu kişiler ne çok yüksek kabul görür ne de ciddi biçimde reddedilir.

Sosyal ilişkileri genellikle dengeli ve istikrarlıdır.

Araştırmalar Bu Sonuçlara Nasıl Ulaşıyor?

Bilimsel çalışmalar genellikle üç temel yöntem kullanmaktadır:

Sosyometrik Ölçümler

Akranların birbirleri hakkındaki tercihleri ölçülür.

Boylamsal Araştırmalar

Aynı bireyler yıllar boyunca takip edilir.

Bu yöntem sayesinde erken yaşlardaki akran kabulünün ilerleyen dönemlerdeki etkileri incelenebilir.

Davranış Gözlemleri

Araştırmacılar sınıf, oyun alanı veya grup etkinliklerinde bireylerin etkileşimlerini doğrudan gözlemler.

Bu yöntem, anketlerle elde edilen sonuçların doğrulanmasına yardımcı olur.

Erkek ve Kadın Bakış Açılarından Akran Kabulü

Bu konu tartışılırken çoğu zaman aşırı genellemelere gidildiğini görüyoruz. Oysa araştırmalar çok daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor.

Erkek katılımcılarla yapılan çalışmalarda akran kabulü sıklıkla şu değişkenlerle ilişkilendiriliyor:

Grup içindeki statü,

Performans,

Liderlik kapasitesi,

Rekabetçi başarılar.

Bu nedenle erkeklerin bir kısmı akran kabulünü ölçülebilir sosyal göstergeler üzerinden değerlendirebiliyor.

Kadın katılımcılarla yapılan araştırmalarda ise:

Duygusal destek,

Empati,

Güven ilişkileri,

Sosyal bağlılık

daha fazla öne çıkabiliyor.

Ancak modern araştırmalar bu ayrımın kesin olmadığını vurguluyor. Pek çok erkek duygusal yakınlığa büyük önem verirken, pek çok kadın da sosyal statü ve başarı göstergelerini önemli bulabiliyor.

Asıl dikkat çekici nokta, yüksek akran kabulüne sahip bireylerin çoğunda hem analitik sosyal becerilerin hem de empatik özelliklerin birlikte bulunmasıdır.

Akran Kabulünün Uzun Vadeli Etkileri

Gelişim psikolojisi alanındaki araştırmalar, erken dönem akran kabulünün ileriki yaşam üzerinde etkileri olabileceğini göstermektedir.

Yüksek akran kabulü ile:

Daha güçlü sosyal beceriler,

Daha yüksek akademik uyum,

Daha düşük yalnızlık düzeyi,

Daha güçlü psikolojik dayanıklılık

arasında ilişki bulunmuştur.

Ancak burada önemli olan nokta, akran kabulünün kader belirleyici olmamasıdır. İnsanlar yaşamlarının farklı dönemlerinde yeni sosyal çevreler kurabilir ve sosyal konumları değişebilir.

Sonuç ve Tartışma Soruları

Bilimsel veriler akran kabulünün tek boyutlu bir kavram olmadığını gösteriyor. Popülerlik, reddedilme, ihmal edilme veya tartışmalı statü gibi farklı düzeyler bireylerin sosyal deneyimlerini şekillendiriyor. Bununla birlikte araştırmalar, sosyal becerilerin geliştirilebilir olduğunu ve akran kabulünün zaman içinde değişebildiğini ortaya koyuyor.

Forumdaki arkadaşlara birkaç soru bırakmak istiyorum:

Sizce akran kabulünde en belirleyici unsur sosyal beceriler mi, yoksa grup dinamikleri mi?

İhmal edilen bireyler gerçekten yalnız mıdır, yoksa sadece daha görünmez bir sosyal konumda mı bulunurlar?

Günümüzde sosyal medya, akran kabul düzeylerini geçmiş nesillere göre nasıl değiştiriyor?

Okul yıllarında yüksek kabul gören kişilerle yetişkinlikte yüksek kabul gören kişiler arasında sizce nasıl farklar var?

Kaynaklar

Coie, J. D., Dodge, K. A., & Coppotelli, H. (1982). Dimensions and Types of Social Status. Developmental Psychology.

Rubin, K. H., Bukowski, W. M., & Bowker, J. C. (2015). Handbook of Peer Interactions, Relationships, and Groups.

Wentzel, K. R. (2017). Peer Relationships, Motivation, and Academic Performance at School.

Parker, J. G., & Asher, S. R. (1987). Peer Relations and Later Personal Adjustment.

Bukowski, W. M., Laursen, B., & Rubin, K. H. (2018). Handbook of Peer Interactions, Relationships, and Groups.

Moreno, J. L. (1953). Who Shall Survive? Foundations of Sociometry, Group Psychotherapy, and Sociodrama.
 
Üst