Dolabın İngilizcesi ne ?

Dusun

New member
Dolabın İngilizcesi Ne? Wardrobe, Closet, Cupboard ve Cabinet Arasındaki Farklar

Dolabın İngilizcesi Ne? İlk Bakışta Basit, Aslında Birkaç Farklı Cevabı Olan Bir Kelime

İngilizce öğrenirken “dolap” kelimesi insanı şaşırtan kelimelerden biri. Türkçede günlük konuşmada “dolap” dediğimizde bağlama göre kıyafet dolabını, mutfak dolabını, banyo dolabını veya eşyaların saklandığı herhangi bir dolabı kastetmek mümkün. İngilizcede ise aynı rahatlıkla tek bir kelimeyi her yerde kullanmak çoğu zaman doğal durmuyor.

En temel cevap şu: Kıyafet dolabı için “wardrobe” veya özellikle Amerikan İngilizcesinde “closet”, mutfak ya da genel saklama dolabı için ise “cupboard” veya “cabinet” kullanılabilir. Cambridge Dictionary, wardrobe kelimesini özellikle kıyafetlerin asıldığı büyük dolap olarak tanımlıyor ve bunun İngiliz İngilizcesinde yaygın olduğunu, Amerikan İngilizcesinde ise closet kullanımının öne çıktığını belirtiyor.

Buradaki önemli nokta, İngilizcede “dolap” kelimesinin birebir tek karşılığını aramak yerine dolabın ne işe yaradığını ve nerede bulunduğunu düşünmek. Bence İngilizce öğrenenler açısından asıl faydalı yaklaşım da bu.

Wardrobe Ne Demek?

Wardrobe, özellikle kıyafetlerin saklandığı, genellikle boylu ve elbise askısı bulunan dolap anlamına gelir.

Örneğin:

- I put my clothes in the wardrobe. → Kıyafetlerimi gardıroba koydum.

- There is a wardrobe in my bedroom. → Yatak odamda bir gardırop var.

- I bought a new wardrobe. → Yeni bir gardırop aldım.

Cambridge Dictionary, wardrobe için “kıyafetlerin asıldığı uzun dolap” anlamını veriyor. Aynı kelimenin ikinci önemli anlamı da kişinin sahip olduğu bütün kıyafetlerdir. Örneğin “I need a new summer wardrobe” cümlesi “Yeni bir yazlık kıyafet koleksiyonuna ihtiyacım var” anlamında kullanılabilir.

Burada Türkçe ile İngilizce arasındaki güzel bir ayrıntı ortaya çıkıyor. Türkçede “gardırop” daha çok fiziksel mobilyayı çağrıştırırken İngilizcede wardrobe hem mobilyayı hem de bir kişinin sahip olduğu kıyafetlerin tamamını anlatabilir.

Örneğin:

Her wardrobe is full of colorful clothes.

Bu cümle bağlama göre “Onun gardırobu renkli kıyafetlerle dolu” şeklinde çevrilebilir. Fakat burada yalnızca mobilyadan değil, kişinin kıyafet seçimlerinden de söz ediliyor olabilir.

Closet Ne Demek? Özellikle Amerikan İngilizcesinde Çok Önemli

Amerikan İngilizcesinde kıyafet dolabı için closet kelimesini çok sık görürüz.

Cambridge Dictionary, closet kelimesini çoğunlukla Amerikan İngilizcesinde kullanılan, kıyafetler başta olmak üzere eşyaların saklandığı küçük oda veya kapaklı alan olarak açıklıyor. İngiliz İngilizcesinde ise bu anlam için genellikle wardrobe kullanılıyor.

Örneğin:

My clothes are in the closet.

→ Kıyafetlerim dolapta.

I need more space in my closet.

→ Dolabımda daha fazla yere ihtiyacım var.

Burada önemli bir kültürel fark var. Türkiye'de bir yatak odasında bağımsız duran büyük mobilyaya “gardırop” veya “elbise dolabı” demek son derece normaldir. Amerika'da ise closet, odanın duvarına gömülü veya odanın bir bölümünü oluşturan ayrı bir saklama alanını da ifade edebilir.

Bu nedenle Amerikan dizilerinde walk-in closet ifadesini sık sık duymamız tesadüf değil. Buradaki walk-in, içine girilebilecek kadar büyük bir alanı anlatır. Yani walk-in closet, kabaca “içine girilebilen giyinme dolabı/giysi odası” şeklinde düşünülebilir.

Bu ayrım ev mimarisi açısından da ilginç. Aynı “dolap” fikri, bir ülkede bağımsız mobilya, başka bir ülkede odanın mimari bir parçası olarak karşımıza çıkabiliyor.

Cupboard Ne Demek? Mutfak Dolabı İçin Çok Daha Doğru Bir Seçenek

Cupboard, özellikle İngiliz İngilizcesinde rafları bulunan ve kapakla kapanan saklama dolabı için kullanılır.

Cambridge Dictionary, cupboard kelimesini önünde kapısı ve içinde rafları bulunan, eşyaları saklamak amacıyla kullanılan bir mobilya olarak tanımlıyor. Türkçe karşılıkları arasında “dolap”, “büfe” ve “mutfak dolabı” bulunuyor.

Örneğin:

The plates are in the cupboard.

→ Tabaklar dolapta.

Put the food in the cupboard.

→ Yiyecekleri dolaba koy.

We need a new kitchen cupboard.

→ Yeni bir mutfak dolabına ihtiyacımız var.

Burada “wardrobe” kullanmak yanlış olur çünkü wardrobe kıyafet bağlamına çok daha yakındır.

Bir İngiliz arkadaşınıza:

“My plates are in the wardrobe.”

derseniz, dilbilgisi açısından cümle kurulmuş olsa da anlam açısından oldukça tuhaf bir görüntü ortaya çıkar. Karşınızdaki kişi tabaklarınızı neden kıyafet dolabında sakladığınızı merak edebilir.

Cabinet Ne Demek? Her Dolap Aynı Değil

Cabinet ise daha genel bir saklama veya sergileme dolabı anlamında kullanılabilir.

Cambridge Dictionary, cabinet kelimesini rafları veya çekmeceleri olan, bir şeyleri saklamak ya da sergilemek için kullanılan dolap şeklinde tanımlıyor. Örnek olarak bathroom cabinet ve medicine cabinet ifadelerini veriyor.

Örneğin:

There is a medicine cabinet in the bathroom.

→ Banyoda ilaç dolabı var.

I put the documents in the cabinet.

→ Belgeleri dolaba koydum.

The kitchen cabinets are old.

→ Mutfak dolapları eski.

Özellikle Amerikan İngilizcesinde kitchen cabinets ifadesi oldukça önemlidir. Burada bahsedilen şey, tek bir bağımsız dolaptan ziyade mutfaktaki kapaklı sabit depolama üniteleri olabilir.

Bu nedenle “dolap” kelimesini İngilizceye çevirirken sadece sözlükte ilk gördüğümüz kelimeyi seçmek yerine nesnenin fiziksel yapısını ve kullanım amacını düşünmek daha sağlıklı.

Peki “Dolap” İçin Hangi İngilizce Kelimeyi Kullanmalıyım?

Pratik bir tablo oluşturursak:

Türkçe kullanım İngilizce Tipik kullanım

Gardırop / elbise dolabı wardrobe Özellikle Britanya İngilizcesi

Kıyafet dolabı / gömme dolap closet Özellikle Amerikan İngilizcesi

Mutfak dolabı cupboard / cabinet İngiliz İngilizcesinde cupboard, Amerikan İngilizcesinde cabinet yaygın

Banyo dolabı cabinet bathroom cabinet

İlaç dolabı medicine cabinet Özellikle sabit banyo dolabı

Evrak dolabı filing cabinet Dosya ve belgeler

Çekmeceli dolap chest of drawers Kıyafet veya eşya çekmeceleri

Cambridge Dictionary ayrıca chest of drawers ifadesini kıyafetlerin konulduğu çekmeceli mobilya olarak açıklıyor.

Dolayısıyla Türkçedeki “dolap” kelimesinin İngilizcede birkaç farklı karşılığının olması bir düzensizlik değil; aslında İngilizcenin nesneleri kullanım alanlarına göre daha ayrıntılı biçimde adlandırmasının bir sonucu.

İngiliz ve Amerikan İngilizcesi Arasındaki Fark Neden Önemli?

İngilizce öğrenirken sık yapılan hatalardan biri, İngiltere'de ve Amerika'da aynı kelimelerin her zaman aynı sıklıkta kullanıldığını düşünmek.

Cambridge'in sözlük verileri burada oldukça net bir örnek sunuyor. Wardrobe için “mainly UK”, yani ağırlıklı olarak İngiliz İngilizcesi kullanımını; closet için ise “mainly US” kullanımını belirtiyor. Ayrıca Cambridge'in Essential British English sözlüğünde doğrudan “UK usually wardrobe” ve “US closet” ayrımı bulunuyor.

Bu nedenle İngiltere'de:

I put my coat in the wardrobe.

demek son derece doğal olabilir.
 
Üst