En kaliteli turbo hangisi ?

Dusun

New member
En kaliteli turbo hangisi? “Turbo alacağım” deyip 17 sekme açanlar buraya

Turbo konusu otomobil forumlarında öyle bir noktaya geliyor ki insan bir süre sonra kendisini turbo almaya değil, NASA’ya motor tasarlamaya hazırlanıyor sanıyor. “Garrett mi BorgWarner mı?”, “EFR mi GTX mi?”, “Bu kaç beygir kaldırır?”, “Alt devirde uyur mu?”, “Üst devirde nefesi kesilir mi?” derken bir bakmışsınız gece olmuş, arabanın kaputu hâlâ kapalı ama siz üç saatlik araştırmayla motor mühendisi olmuşsunuz.

Benim bu konudaki en sevdiğim soru ise şu: En kaliteli turbo hangisi?

Cevap ilk bakışta “Garrett” veya “BorgWarner” diye tek kelimelik verilecekmiş gibi duruyor. Fakat işin gerçeği biraz daha eğlenceli: En kaliteli turbo, motorunuza, kullanım amacınıza ve hedeflediğiniz güç bandına doğru seçilmiş turbodur.

Çünkü 300 beygir hedefleyen günlük otomobile 700 beygirlik turbo takmak, “kaliteli ürün aldım” demek olabilir ama “doğru ürün aldım” anlamına gelmez.

Garrett de BorgWarner da ciddi mühendislik altyapısına sahip üreticiler. Garrett'ın kendi turbo seçim rehberinde de motor hacmi, hedef güç, kullanım şekli, turbo tepkisi, basınç ve verimlilik gibi faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Garrett Motion+1

Garrett mı BorgWarner mı? Asıl mesele burada başlıyor

Forumlarda bu iki marka bazen futbol takımı gibi karşılaştırılıyor.

“Garrett kullanıyorum, gerisi hikâye.”

“Yok kardeşim, BorgWarner EFR başka.”

“Benim ustam ikisini de taktı, ikisi de aynı.”

Sonra üçüncü kişi geliyor:

“Ben Çin malı taktım, 40 bin kilometredir gidiyor.”

İşte tam burada konu teknik bilgiden çıkıp mahalle meclisine dönüşüyor.

Garrett, özellikle performans ve motorsporları tarafında çok geniş bir ürün gamına sahip. Üreticinin kendi açıklamalarına göre turbo seçiminde hedef güç ve motor hacmi başlangıç noktası; sonrasında kullanım şekli, devir aralığı, basınç ve turbo karakteristiği dikkate alınmalı. Garrett Motion+1

BorgWarner tarafında da EFR ve AirWerks gibi farklı karakterlere sahip performans serileri bulunuyor. Örneğin EFR ailesinde düşük ataletli türbin, çift seramik bilyalı yatak ve entegre bazı kontrol bileşenleri gibi performans odaklı çözümler sunuluyor. AirWerks ise farklı güç seviyelerine yönelik başka bir yaklaşım sunuyor. BorgWarner

Yani “hangisi daha kaliteli?” sorusunu yalnızca logoya bakarak cevaplamak biraz eksik kalıyor.

Kalite sadece markadan ibaret değil

Bir turbonun kaliteli olması deyince çoğu kişinin aklına önce marka geliyor. Oysa turbo, yüksek sıcaklıkta çalışan ve çok yüksek devirlere ulaşabilen hassas bir döner sistem.

Burada balans, yatak sistemi, malzeme kalitesi, türbin ve kompresör tasarımı, wastegate veya aktüatör sistemi, yağlama ve montaj kalitesi gibi unsurların tamamı önemli.

Özellikle balans konusu küçümsenecek bir ayrıntı değil. BorgWarner, sahte ürünlerle ilgili kendi laboratuvar incelemelerinde dönen parçaların balans problemlerinin dayanıklılık ve güvenilirlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Aynı şekilde malzeme ve aktüatör ayarındaki sorunların da performans ve dayanıklılığı etkileyebileceğini vurguluyor. BorgWarner

Buradan çıkarılacak ders basit:

Ucuz turbo = kötü, pahalı turbo = iyi denklemi de doğru değil.

Asıl denklem:

Doğru turbo + doğru montaj + doğru yağlama + doğru yazılım + doğru kullanım = uzun ömürlü sistem.

Turbo tek başına kahraman değildir. Bazen bütün ekibin maaşını turbo ödüyor sanıyoruz ama motor, yakıt sistemi, egzoz, intercooler ve yazılım da bu hikâyenin içinde.

Günlük otomobil için turbo seçerken neden “en büyük” her zaman iyi değildir?

Burada otomobil forumlarının klasik bir hastalığı devreye giriyor:

“Büyük turbo daha fazla güç verir.”

Evet, potansiyel olarak daha yüksek güç hedefleri için daha büyük turbo kullanılabilir. Ama bunun karşılığında turbo tepkisi ve güç bandı değişebilir.

Garrett'ın teknik açıklamalarında da daha küçük turbo veya daha küçük türbin gövdesinin hızlı turbo tepkisi sağlayabildiği; daha büyük turbo ve türbin gövdesinin ise üst devirlerde daha yüksek hava akışı ve güç potansiyeli sunabildiği anlatılıyor. Garrett Motion+1

Dolayısıyla 1.6 litrelik, her gün şehir içinde kullandığınız otomobile “arkadaşımın 700 beygirlik turbosundan takalım” yaklaşımı biraz şu mantığa benziyor:

Şehir içinde markete gitmek için yarış bisikleti yerine Formula 1 aracı istemek.

Teknik olarak çok etkileyici.

Pratikte ise marketin otoparkında ne yapacağınızı kimse bilmiyor.

Erkekler hesap yapıyor, kadınlar “bu araba nasıl hissettiriyor?” diyor mu?

Burada klişeye düşmeden güzel bir ayrım yapılabilir.

Otomobil sohbetlerinde bazen erkek karakteri daha çok “hedef güç, boost, spool, A/R, kompresör haritası” üzerinden çözüm ararken; kadın karakteri “trafikte nasıl davranıyor, sürüş konforlu mu, gaz tepkisi sinir bozucu mu, uzun yolda güven veriyor mu?” gibi deneyime ve ilişkiye odaklanan sorular sorabilir.

Ama gerçek hayatta bunun cinsiyetle birebir ilgisi yok.

Mesela Murat isimli bir yazılım geliştirici, turbo seçiminde Excel dosyası hazırlayıp kompresör haritalarını karşılaştırabilir. Elif isimli bir pist kullanıcısı ise turbonun viraj çıkışındaki tepkisine bakabilir. Ahmet isimli bir kurye için düşük devir tepkisi hayati olabilir. Zeynep isimli bir mühendis ise motorun termal yükünü ve yakıt sistemini birlikte değerlendirebilir.

Sonuçta otomobil kültürünün güzelliği de burada.

Birinin “300 beygir yeter” dediği yerde diğeri “400 olsun ama günlük kullanılabilir kalsın” diyebilir.

Peki hangisi doğru?

Kullanım amacına göre ikisi de olabilir.

Asıl soru şu:

Siz gerçekten kaç beygir istiyorsunuz, yoksa forumda kaç beygir söylediğinizde daha havalı göründüğünüzü mü düşünüyorsunuz?

Garrett GTX, G-Series, BorgWarner EFR… İsimlerden önce neye bakmalı?

Turbo seçerken seri adlarına kapılmak çok kolay.

GTX.

G-Series.

EFR.

S200.

S300.

İsimler bile insanı hızlandırıyor.
 
Üst